<_script /><_script />
Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları

Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları

Fatih Üniversitesi Çağdaş Türk lehçeleri ve Edebiyatları bölümünün diğer Türk Lehçelerinden metin aktarıp paylaştığı bir blogdur. __FATİH ÜNİVERSİTESİ ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ VE EDEBİYATLARI BÖLÜMÜ__
foto resim albüm - fotoğraf yükle

Özbekler-Özbekçe

2/3/2008

ÖZBEKİSTAN

Abdulla Qodiriy

http://qodiriy.edunet.uz/

Özbekçe sen gelmez oldun

http://www.youtube.com/watch?v=3BGVbgr7GZ8

Özbekçe müzik

http://www.youtube.com/watch?v=zhYdAF_CFbk&feature=related

http://www.youtube.com/watch?v=AFmIdOLqY9c&feature=related

http://www.youtube.com/watch?v=P8vr9_nSyUM

http://www.youtube.com/watch?v=yaWKrH5NN48

 

Özbekçe Dini Filmler 

http://www.uzislam.com/Multimedia/page=watch/id=12/d=1.html

TRT YAYINLARI YAZILI-SESLİ

http://www.trtuzbek.com


  ÖZBEKİSTAN CUMHURİYETİ

III.BÖLÜM

EKONOMİK YAPI VE KAYNAKLAR
ULAŞIM VE HABERLEŞME
TARIM VE HAYVANCILIK
SANAYİ


EKONOMİK YAPI VE KAYNAKLAR

   Özbekistan, serbest piyasa ekonomisini tam anlamıyla uygulamak için büyük bir çaba harcamaktadır.  Ülkedeki ekonomik ve siyasi yapıyı sağlam bir zemine oturtmak için  bazı önemli prensip kararları alınmıştır.

    Hür teşebbüse dayalı, pazar ekonomisine geçiş öngören, sisteme devlet müdahalesini oluşan şartlar altında asgariye indirmeyi hedefleyen, değişim süresince halkın en az düzeyde etkilenmesini sağlayacak tedbir ve uygulamaları göz önüne alan, bir yapının teşekkülüne yöneliktir.

    Özbekistan Cumhuriyeti, tarım, hayvancılık, sanayii ve doğal kaynaklar bakımından zengin bir ülkedir.

 Ekonomik Yapı

    Özbekistan sanayi ve tarımla gelişen bir ülkedir.Pamuk, tekstil, makine, ve otomobil yapımı, gaz, maden ve elektro-teknik sanayileri, radyo-elektronik, havacılık ve tarım ürünü işleyiciliği san ayinin önde gelen dallarıdır.

     Özbekistan piyasa ekonomisine uyan dinamik olarak gelişen bir devlettir.Bağımsızlığından sonra, eski 15 Sovyet Cumhuriyetleri arsında Özbekistan, sanayi üretimin, onarılmasını tamamıyla başarmıştır.Piyasa ekonomisine bu kolay geçişin ana nedeni ülkenin politik istikrarıdır.Başkan Kerimov'un liderliğindeki Özbekistan'a piyasa ekonomisine adım adım geçmesi için reformlar uygulanmaktadır.

      Geçmişte Özbekistan ham madde kaynağıydı.Şimdi bu ülke yüksek standartlarda mal üretmekte ve otomobil, uçak, televizyon set, VCR, kimyasal boyalar ve cilalar, halılar, örme mallar vb.ni ihraç etmektedir.

      Özbekistan’da enerji sorunu olmayıp doğal gaz üretiminde diğer Orta Asya Türk Cumhuriyetleri içinde önemli bir yere sahiptir.

 Para birimi

    Özbekistan'ın ulusal para birimi som diye adlandırılır. 21 Ocak  2002 tarihi itibariyle resmi kur; 1 $=691.4 sum’dur.

     Özbekistan'da bulunan yabancılar Amerikan dolarını, Alman markını veya diğer para birimlerini Özbekistan'ın ulusal veya merkez bankalarının şubeleri ve bölümlerinin herhangi birisinde yerel paraya çevirebilirler.

ULAŞIM VE HABERLEŞME

Ulaşım

    Ülke içinde ve dışında  ulaşım kara yolu, demir yolu ve hava yolu ile sağlanıyor. Merkez    Taştkent’den yurt içine her yere yolculuk etmek  mümkündür.

     Taşkent, Semerkant ve Termiz’deki uluslararası havaalanları dışında Kokand, Nevai ve Zerefşan havaalanlarının yenilenerek uluslararası havaalanına dönüştürülmesi ve mevcut 5 havalimanının yenilenmesi planlanıyor. Ülkenin demiryolu sistemi ağırlıklı olarak kuzeye, Kazakistan ve Rusya’ya bağlı iken güney, doğu ve batı bağlantıları sınırlı. Ülkeyi Çin ve Türkiye’ye bağlayacak demiryolunun inşası öncelikli olarak sürüyor.

    Özbekistan demir yollarına ait toplam demir yolların uzunluğu 3.655 km’dir.Bunun 680 km’si iki yönlü, 468 km’si ise elektrikli yollardır.

     Nevai-Uçkuduk-Sultanuizdağ-Nukus (341 km) ve Guzar-Baisun-Kumkurgan (223 km) inşa halindeki ana hatlar ülkenin bağımsız demir yoludur.İletişim ağının tamamlanmasına müsaade eder.Bütün doğal kaynakların uygun olarak taşınmasını sağlar.Tecen-Serahs-Meşhed hattı ülkeyi İran üzerinden Avrasya hattına bağlar.

     Ülkenin karayolu ağı BDT ülkeleri arasında gelişmenin temel göstergesidir. Yolcu ve eşya taşımacılığının gereksinimleri kapsar. Toplam ana kara yolu uzunluğu 84.4 bin km2 dır.

     Ülkenin mevcut kara yolları Kırgızistan, Türkmenistan ve  Tacikistan arasında yolcu ve eşya taşımacılığa izin verir. Aynı zamanda bu yolları kullanarak Pakistan, Hindistan, İran ve Güney Batı Asya ülkelerinde giriş sağlar.

     Kazakistan ile ulaşım konusunda iyi iletişime sahip Özbekistan, bu sayede Rusya, Çin, Asya ve Pasifik Okyanusu ülkelerine de geçiş sağlar.

      Taşkent'in çok gelişmiş metrosu vardır.Ayrıca tramvay, otobüs işletmesi de düzenli olarak hizmet vermektedir.Çok sayıda taksinin yanı sıra, araç kiralama imkanı da bulunur.   

 Basın Yayın ve Haberleşme

    Özbekistan’da iki devlet haber ajansı olup, 400 çıvarında merkezi ve mahalli gazete, 70 den dergi yayınlanmaktadır. Bunun yanı sıra 10 dan fazla devlet yayınevleri 120 çıvarında matbaa faaliyetini sürdürmektedir.  

     Özbekistan’da  özel televizyon kuruluşu olmayıp, bir kaç özel radyo faaliyet göstermektedir.Özbekistan Devlet Televizyon ve Radyo Yayını Şirketi, Özbekistan Televizyon ve Radyo Şirketi (Uzteleradio) ismi ve bölgedeki şubeleriyle yeniden düzenlenmiştir.

     Özbekistan Devlet Radyosu Türkiye Türkçe'si dahil 12 dilde yayın yapmaktadır.

Haberleşme

    Özbekistan'ın telefon kodu 998'dir.Örneğin Ankara'dan Taşkent'i aramak için şu numaraların çevir ilmesi gereklidir. (Taşkent'in kodu 71) 00 998 71 takiben abonenin numarası (00 998 71 xxx xx xx).Taşkent'te bazı telefon numaraları 7 rakamlı ve bazı telefon numaraları 6 rakamlıdır. 7 rakamlı bir numara çevrileceği zaman bu şehrin kodu 71'dir. 6 rakamlı bir numara çevrileceği zaman şehir koduna bir 2 ekleyip şehir kodu 712 olur.Diğer şehirler:

Semerkand .....................998    662 abone no

Buhara ........................... 998  6522        ,,

Hive................................ 998  6222        ,,  

Andican.......................... 998    742        ,,

Namangan.......................998  6922        ,,

Fergana...........................998    732        ,,

TARIM VE HAYVANCILIK

    Tarım sektörü Özbekistan’ın ihracatının ana kaynağını ve ülke ekonomisinin temel direğidir. Toplam tarımsal üretimin % 40’ını pamuk üretimi oluşturur.Ülkenin tarım sektörü GSMH’nin 1/3’ünü üretmektedir. 

   Diğer tarımsal ürünleri ise tahıl, meyve, sebze, badem, pirinç ve  ipektir.

    Özbekistan  özel ve doğal iklim koşuları sayesinde meyve, sebze ve üzüm çeşitleri üretiminde en büyük  üretici konumundadır. Bugün 5 milyon ton meyve ve sebze üretimiyle Özbekistan iç piyasanın ihtiyacını fazlasıyla karşılamaktadır. Sebze ve meyve depolanması ve işlenmesi konusunda zengin bir geleneksel bir potansiyele sahiptir.

    Özbekistan da 150 çeşit üzüm, 30 çeşit kavun, karpuz ile mısır ve tütün yetiştirilir.

    Ülke,1.500.000 tonluk üretimiyle tahıl ihtiyacının ancak 1/4 karşılayabilmektedir. Özbekistan’ın tahıl üretimindeki payı % 0.9 ve bitkisel yağ üretimindeki payı ise % 15.3 tür. Meyve ve sebze üretimi ile ipek böcekçiliği çok gelişmiştir. Tarımsal üretim içinde önemli bir yer tutmaktadır.     

    Özbekistan’da bir başka geçim kaynağı hayvancılıktır.

    Ülkenin iklim ve bitki örtüsü sığır, koyun ve keçi beslemeye elverişlidir. Ülke genelinde büyük otlaklar mevcuttur.  Özellikle astragan kürk koyunculuğu önem kazanmış olup, yılda 1 milyon dan fazla astragan elde edilmektedir.

     Ülkede 10 milyona yakın koyun, 3 milyon sığır, yarım milyon keçi beslenmektedir. Ayrıca  Aral Gölü kıyısında ve üretim çiftliklerinde  balıkçılık, Muynak’da havyar üretimi de yapılmaktadır.

      Özbekistan, yün üretiminde 1989 yılı için 25.000 ton la SSCB toplam yün üretiminde % 5.3 paya sahipti.

      Yünün yanı sıra ipek böceği kozası, astragan postu ve deri üretimi dünya piyasasında çok rağbet görmektedir.

 Pamuk 

    Orta Asya bölgesinde 2000 yıldır pamuk yetiştirildiği bilinmektedir. Amuderya, Sırderya, Kaşkaderya ve Surhanderya nehirlerinin suları ile sulanan ovalarda dünyanın en kaliteli pamuğu yetiştirilir. Amuderya ve Sirderya havzalarında ekimi yapılan pamuk ya da diğer adıyla beyaz altın hakkında günümüze uzanan bir çok masal, öykü ve şarkılar mevcuttur.

     Yıllar öncesinden beri Özbek halkı pamukla iç içe yaşıyor. Sevinç, varlık, saygınlılık kavramlarıyla özdeşleşen pamuk bugün de aynı etkinliğini devam ettiriyor.

     Son 20 yıl içerisinde Özbekistan’da pamuk ekimi için 80 milyon km2 arazi kullanıldı. Özbekistan köylerine dağılmış pamuk, bembeyaz rengiyle bu ülkede değişik bir peyzaj oluşturur.

     Pamuğun 130 ayrı tipinin yetiştirildiği Özbekistan’da, tarım uzmanlarının başarısı  taktirle karşılanmaktadır.

     Önceleri çok önemli olan kuraklık sorununu çözmek amacıyla devlet denetiminde büyük sulama projeleri gerçekleştirilmiştir. 

     Dünyanın üçüncü büyük pamuk üreticisi olan Özbekistan’da, toplam tarımsal üretimin % 40’ını oluşturan pamuk, kolektif ve kamu çiftliklerinde üretilmektedir.

     Yetiştirilen pamuğun  3/4’ü dış ülkelere ihraç edilmektedir. Geri kalan kısmı ise Özbekistan’da işlenmektedir. Özbekistan’da işlenen pamuğun bir tonundan üç bin metre pamuklu kumaş, 100 litre pamuk yağı ve 150-200 kg. tutarında hayvan yemi ve diğer mahsuller elde edilir. Bu da gösterir ki, pamukçuluk hem zirai ve hem de sınai alanda önemli bir hammaddedir.

     Özbekistan üretilen pamuk ipliğinin % 15’ini kullanıyor, önemli bir bölümü ihraç ediliyor ve bu da döviz gelirinin en önemli kaynağı. Özbekistan’ın pamuk ihraç ettiği başlıca ülkeler İsviçre, İngiltere, Hollanda, Güney Kore, Polonya ve Rusya. firmaları Özbekistan’da faaliyet gösteriyorlar.

     1993’ten beri Özbek pamuğu dış ülkelere yeni standartlarda sevk ediliyor.1993’den beri pamuk ipliği ihracat sevkıyatı 578.300 tondan 1995’te 705.500 tona ulaştı.1990’dan  önce Özbekistan tekstil ihtiyaçları için özellikle Doğu Avrupa ülkeleri ve SSCB Cumhuriyetlerine pamuk ipliği sevk ediyordu.

     Pamuk kalite değerlendirme sistemi dünya standartlarından farklılık gösteriyordu. Şimdi Özbekistan pamuk ipliğinin sınıflandırılması için yeni standartlar uygulanıyor.

     Özbek sevkıyatının ana hacmi demiryolu ulaştırması ile yapılıyor. Pamuk ipliği yabancı ülkelere özellikle Karadeniz, Ilichyovsk, Odessa ve Nikolaev limanları yoluyla sevk ediliyor. 1994’ten beri pamuk ipliği sevkıyatı karayoluyla Türkiye ve İran’daki limanlara taşındı.

     Bugün Özbekistan BDT ülkeleri arasında tohum seçimi koordinasyon konseyi üyesidir.    

 SANAYİ

Otomobil sanayi

   Özbekistan'da en önemlisi yabancı yatırımı cezbedmektedir. Büyük yatırım projeleri ekonominin öncelikli dallarında özel bir dikkatle kabul edilmektedir.Yabancı yatırımları çekme hedefini başarmak için vergi ve gümrük ayrıcalıkları yasayla veriliyor.Özbekistan'ın piyasasını  yabancı yatırımlar için çekici yapmak için neler yapıldı? Bağımsızlıktan sonra, yabancı yatırımcıların katılımıyla uygulanan büyük projelerin sayısı ülkenin ekonomisinde köklü olarak değişti.Fergana Vadisi Asaka kentinde UZ DAEWOO Joint Venture'un kurulması bir örnektir.Bu proje Güney Kore Daewoo şirketiyle ortak olarak yürürlüğe sokuldu.Nexia, Tico ve Damas arabaları kısa bir surede bu şirket tarafından üretildi; (her yıl yaklaşık 100.000 otomobil) ve şehir ve köy caddelerinin görünümünü büyük ölçüde değiştirdi.Bu arabalar hem de Orta Asya’da ki diğer devletler ve Rusya'ya ihraç edilmektedir.Özbekistan'ın otomobil sanayisini geliştirmek için bir başka adım 1999'un ilkbaharında atıldı.Özbek-Türk SamKochauta ortak şirketi Semerkant'ta çalışmaya başladı.Bu şirket farklı  modifikasyonlarda rahat ve kısa kamyonların binlercesini üretecek.

Uçak sanayi

   Uçak yapım fabrikaların  en büyük bir tanesi Taşkent'te faaliyettedir.Bu, BDT ülkeleri içinde Ilyushin-76 askeri nakliyat uçakları üreten tek fabrikadır.Özbek-Rus orta yolcu uçağının yeni bir modeli olan Il-114-100 burada başlatılmıştır..Bu uçak Pratt ve Witney motoru Kanada'dan ve pervanesi Amerika şirketi Hamil ton Standart tarafından donatılmıştır.Bu uçak dahili hatlardaki eski Yakovlev-40 ve Antonov-24 uçaklarının yerini alacaktır.Artık dışardan almaya gerek kalmayacaktır.

 Yakıt ve enerji bileşimi

   1991 yılına kadar Özbekistan'da çıkarılan petrolün hacmi iç talebi karşılamakta yetersizdi.Yıllık ortalama 6 milyon ton petrolü Özbekistan ithal etti.Aynı zamanda 7-8 milyar metre küp gaz diğer ülkelere ihraç edildi.

     Özbekistan bağımsızlığı kazandıktan sonra, petrol üretiminde kendi kendine yeterliliği başarmak için petrol ve gaz sanayisini köklü olarak yeniden yapılandırma stratejik görevine girişildi.Bu çerçevede yeni teknoloji ve gereçlerin kullanımı önemli bir rol oynadı.Örneğin, Özbekistan'da bir zamanlar Amerikan Şirketi Kellog ve Japon Niso Ivai ile ortak işbirliğinde eşsiz 'cycling process (dönüştürme süreci) Kokdumalak petrol kaynaklarının yoğunlaştırılması, dünyanın derinliklerinden hidrokarbon yakıtının çıkartılmasının arttırılmasında kullanıldı.Bu proje san ayinin bu dalında yabancı ortaklarla ilişkinin başlamasıydı.      

    Ağustos 1997'de Buhara Petrol Üretim Fabrikasının faaliyete geçmesi ülkenin petrol işleme sanayisinin gelişmesinin dönüm noktasıydı.Bu, Fransız Technip ve Japon Marubeni şirketlerinin ortaklığında inşa edildi.Bu fabrikanın kapasitesi yıllık 2 milyon ton petroldür.

    Japon Mitsui şirketinin ortaklığında Fergana petrol işleme fabrikasının yeniden yapılandırılması üzerine bu projenin yürürlüğe girmesi yüksek derecede kükürtlü Özbek petrolünün işlenmesinde ve yakıt, dizel petrol ve uçak gaz yağı üretiminde bir fırsat verecektir.Bu projenin finansmanlığı Avrupa Kalkındırma Bankasından alınan krediler aracılığıyla yapılmaktadır.

    Kızılkum Çölündeki Shurtan bölgesinde yerleştirilmiş polietilen ve etilen üretimi için Orta Asya'daki en büyük gaz ve kimyasal madde karışımı yapı inşaatı şirketlerin konsorsiyumu arasında ki ortak bir girişimdir.ABB Lumus Global (ABD), Mitsui ve Nisho Ivai (Japon)'ın kapsadığı bu yapı Özbekistan sanayisinin petrol ve gaz dallarının gelişmesinde bir başka önemli adımdır.

     Bu fabrikanın yapılmasının sonucun olarak, Özbekistan kimya sanayisi için temel ürün olan polietilende kendi kendine yeterlilik problemini çözmüştür.
 

 

 


 
 

 

ÖZBEKİSTAN CUMHURİYETİ
I.BÖLÜM

COĞRAFİ KONUMU
DOĞAL YAPI,  BİTİKİ ÖRTÜSÜ ve İKLİMİ
TARİHİ
ÖNEMLİ DÖNÜM NOKTALARI
ÖZBEKİSTAN’IN DEVLET VE SİYASÎ YAPISI
DİL
NÜFUS VE DAĞILIMI
DİN
 
COĞRAFİ KONUMU
Özbekistan Cumhuriyeti, Orta Asya’nın orta kesimindedir.Güneybatıdaki Ceyhun ile (Amuderya) kuzeydoğudaki Seyhun (Sırderya) ırmakları arasında uzanan toprakların büyük bölümünü kapsar. Kuzey ve kuzeybatıda Kazakistan, doğu ve güneydoğuda Kırgızistan ve Tacikistan, güneybatıda Türkmenistan, güneyde ise Afganistan’ın küçük bir bölümüyle çevrilidir.1936’da kurulan Karakalpakistan Özerk Cumhuriyeti Özbekistan sınırları içindedir. Özbekistan, Karakalpakistan ile birlikte 13 bölgeye ayrılmıştır. Andican, Buhara, Cizzah, Kaşkaderya, Namangan, Semerkant, Surhanderya, Sırderya, Taşkent, Fergana, Harezm , Nevai  ve Taşkent başşehir olmak üzere diğer şehirler bölge adlarını almışlardır. Yüzölçümü 447.400 Km2’dir.

DOĞAL YAPI,  BİTİKİ ÖRTÜSÜ ve İKLİMİ
Özbekistan’ın düz ve kurak batı kesimi, Cumhuriyet topraklarının yaklaşık 4/5 ünü oluşturur. Kuzeybatıdaki alüvyonlu Turan ovası, Aral Gölü’nün çevresinde 60-90 m’ye kadar yükselir. Güneyde ise Kızılkum Çölü’ne karışır. En batıdaki Üstyurt Yaylası (200 m) hafif dalgalı düz bir yüzeye sahiptir. Bölgenin en belirgin özelliği alçak sıradağlar, tuzlu bataklıklar, düdenler ve Mağaralarla kaplı kapalı havzalardır. Karakalpak Özerk Cumhuriyeti’nin iç kesimlerine kadar uzanan Amuderya Deltası alüvyonlu çöllerle kaplıdır. Amuderya (1437 km) ve Sırderya (2137 km) ırmakları arasında yaklaşık 300.000 km2 lik bir alanı kaplayan Kızılkum Çölünün önemli bölümü Cumhuriyet sınırları içinde kalır.
 Eski bir kültür merkezi olan güneydeki Zerefşan vadisinde Buhara ve Semerkant gibi eski kentler yer alır. Vadinin güneyinde Kaşkaderya havzası, Cumhuriyetin güneydoğusunda ise Surhanderya havzası uzanır. Kırgızistan ve Tacikistan’daki dağlardan doğan Sırderya ve Amuderya ırmakları dışında, Cumhuriyetteki 600’ü aşkın akar suyun hepsi Aral Gölünün havzası içinde kalır.
 Özbekistan’da bitki örtüsü irtifa ya göre büyük değişiklik gösterir. Ülkedeki toprakların % 12’si ormanlıktır.
 Özbekistan’daki yabanî hayvan varlığının çoğu çöl yaşamına uyum sağlamış çeşitli yılan türleri; sakangur gibi kelerlerin ve kemiricilerinde bulunduğu kalabalık bir çeşitlilik gösterir. Ayrıca, tilki, kurt, antilop ceylan, yaban domuzu, karaca ve çok çeşitli kuş türü, doğudaki  yüksek dağlarda ayı, kurt ve başta av kuşları olmak üzere bol miktarda kuş yaşar.
 Kara ikliminin hakim olduğu ülkede, toplam yüzölçümünün 2/3’ünü Kızılkum Çölü kaplamaktadır. Yıllık yağış miktarı 200 m’dir. Özbekistan’da yazlar uzun, kurak ve sıcak; kışlar ise kısadır.Yazlar sıcaklar sık sık 40  derecenin üzerine çıkar. Kışın ise ortalama sıcaklık -12 C ye kadar düşer.
 
TARİHİ
 Altın Orda Hanı Özbek(1312-1340) Han'ın idareceler tarafından kurulmuş   olan devlete "Özbek Devleti" adı verilmiştir. Haklında da Özbek denmiştir.Şahıs adı olan Özbek bir kadar geçtikten sonra belli bir Türk topluluğun adı olarak kullanılmaya başlamıştır. Emir Timur (1336-1405) ve onun sülalesi Orta Asya tarihinin önemli bir kısmını oluşturur. Çin’e doğru çıktığı bir sefer sırasında ölümü, Timur’un kurduğu devletin kaderi üzerinde büyük bir tesir yapmıştır. 
Batı Han tarafından kurulan Altın Orda Hanlığı'nın başına 1313 tarihinde 9.Han olarak Özbek Han geçti.
Özbek ailesinden Abu'I Hayr Han (1428-1468) zamanında Özbekler birbiriyle daha da kenetlenmişler. Bu devirlerde Özbekler hücumlarını artırmış ve daha da güney memleketlerini zapt etmişlerdir. Muhammed Şeybani Han(1500-1510) döneminde Maveradünnehir'in tamamen ellerine geçirmelerine rağmen Şehralı Han'ın ölümünden sonra Özbeklerde meydana gelen fikir ayrılığı ve hoşnutsuzluğa dayalı bir karışıklık baş göstermiş ve 1740'a kadar  iç çekişmeler devam etmiştir.  1740'ta İran hükümdarı Nadir Şah(1688-1747)  Ebul'İ-Feyz Han(1717-1748)'in idaresindeki Buhara'yı ele geçirmiştir. 1748'de Ebul'I-Feyzi Han'ın öldürülmesinden sonra Özbek Hanedanlığı sona ermiştir. 
1747'de Nadir Şahın ölümü ile Türkistan'daki İran hakimiyeti sona ermiş, Hanlıklar yeniden toparlanıp kuvvetlenmiştir. 1753'te Buhara'nın başına Muhammed Rahim'in geçmesiyle, Mangıt Hanedanlığın dönemi başlamıştı. Bu Hanedanlığı 1920'ye kadar devam etmiştir. 
Emir Said Haydar (1801-1826) döneminde Özbeklerin çok gelişmiş zamanıdır.
Bağımsızlığı 
Özbekistan parlamentosu 31 Ağustos 1991’de Özbekistan’ın istiklalini ilan etmiştir. Özbekistan’ın istiklalini ilan etmesinde büyük emeği geçmiş olan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov, ülkesinde ilk demokrasi hareketini başlatmıştır. 
Özbekistan Cumhuriyeti, Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un önderliğinde ve dinamik kadrosunun gayretleri ile yeni bir anayasa yapılmış, bu anayasada demokratikleşmeye ve insan haklarına ellerinden geldiği kadar yer vermişlerdir. Ayrıca hem anayasaya koydukları maddelerle, hem de müstakil olarak çıkardıkları kanunlar ile, serbest piyasa ekonomisine geçişi kolaylaştırmak için pek çok yeni tedbirler alınmıştır.

Özbekistan'ın Önemli Dönüm Noktaları
31 Ağustos 1991:
Cumhuriyetin üst konseyinin özel bir oturumu Özbekistan'ı bağımsız bir devlet olarak ilan etti.Özbek SSR kararına karşılık Özbekistan Cumhuriyeti olarak yeniden adlandırıldı.
18 Kasım 1991:Devlet Bayrağının Kabulü.
Aralık 1991: İslam KERİMOV bağımsız Özbekistan'ın ilk başkanı olarak seçildi.
Ocak 1992: Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK)'nin Dışişleri Bakanların toplantısında, Prag'da, Özbekistan bu uluslararası örgütün üyesi olarak kabul edildi.
2 Mart 1992:Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Özbekistan'ı üyeliğe kabul etti.
2 Temmuz 1992:Devlet Ambleminin Kabulü.
8 Aralık 1992:Cumhuriyet Anayasasının Kabulü.
10 Aralık 1992:Milli Marşın Kabulü.
2 Eylül 1993:Latin harflerine dayanan yeni Özbek alfabesini sunan kanun kabul edildi.
1 Temmuz 1994:Özbekistan'ın ulusal parasının dolaşıma girdiği gün. 
25 Aralık 1994:Yeni meclis 'Oliy Majlis'için ilk seçim yapıldı.
26 Mart 1995:Özbekistan Cumhuriyeti'nin başkanı İslam Kerimov'un görev suresinin 1997'den 2000 yılına kadar uzatılmasına ilişkin referandum kabul edildi.
21 Haziran 1996: Başkan İslam KERİMOV Floransa'da Avrupa Birliği üye devletlerin zirvesinde Özbekistan Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği arasında ortaklık ve işbirliği üzerine  bir antlaşma imzaladı.
Ocak 1996:Özbekistan Cumhuriyetinin Bakanlar Kurulu Buhara'nın 2500.yıldönümünü hazırlıkları ve kutlaması üzerine  bir karar benimsedi. 
Temmuz 1996:Andican İlinin Asaka bölgesinde Özbek-Kore ortak girişimi UZ DAEWOO auto'nun faaliyete geçmesi üzerine tören yapıldı.
Ağustos 1997:Orta Asya’nın en büyük yıllık 2 milyon ton kapasiteli Buhara Petrol işleme Fabrikasının faaliyete geçmesi .Bu, Özbekistan'a yalnız petrolde iç talebi karşılamaya değil aynı zamanda bunu komşu ülkelere ihraç etme fırsatı verdi.
Eylül 1997:'Orta Asya-Nükleer Silahlar Serbest Bölge 'Uluslararası Konferansı Özbekistan'ın girişimiyle Taşkent'e yapıldı.
Ekim 1997:UNESCO'nun himayesinde Buhara ve Hiva'nın 2500.yıldönümünün kutlaması.
EKİM 1998:Ünlü bilim adamı matematikçi gökbilimci Ahmed el-Fergani'nin 1200.yıldönümü ve büyük İslam bilim adamı ve ilahiyatçı imam El-Buhari'nin 1225.yıldönümünün kutlanması.
9 Mayıs 1999:Hatıra ve Saygı Günü ilan edildi.
1 Temmuz 1999:Özbekistan Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği arasında imzalanan ortaklık ve işbirliği üzerine antlaşma yürürlüğe girdi.
19-20 Temmuz 1999:Birleşmiş Milletler himayesinde Afganistan üzerine 6+2 grubun Taşkent toplantısı yapıldı.
8 Aralık 1999:Özbekistan Cumhuriyetinin Anayasasının benimsendiği gün. 
9 Ocak 2000 :Özbekistan Cumhurbaşkanlığına İslam KERİMOV'un yeniden seçilmesi.

ÖZBEKİSTAN’IN DEVLET VE SİYASÎ YAPISI 
Özbekistan'ın yönetim şekli cumhuriyet, Cumhurbaşkanı İslam KERİMOV'dur.
 Politik sistemin temelinde 8 Aralık 1992’de kabul edilen yeni Anayasa yer tutar. Özbekistan Cumhuriyeti Anayasasında gösterildiği gibi ülkede; yasama, yürütme ve yargı organlarının yetki ve görev sınırları ilkelerine kesin bir şekilde uyulmaktadır.
Yüksek (Ali) Meclis, en yüksek yasama organıdır. Yüksek  (Ali) Meclis, tek meclisten oluşmuş olup, çok partili ve 5 yıl müddete seçilmiş 250 meclis üyesinden ibarettir. Yönetim, Başkanlık sistemine dayanmaktadır. Cumhurbaşkanı 5 yıl süreyle seçilmektedir. Özbekistan Cumhuriyeti’nin yüksek yürütme organı vezirler Mahkemesi denilen Bakanlar Kurulu’dur. 
Vilayet, ilçe ve beldeler, Cumhurbaşkanı tarafından atanan Hakimler tarafından yönetilir.
 
Siyasi yapı   
Özbekistan’da  ilk seçimler 29 Aralık 1991 yılında yapıldı. Bu seçimden büyük bir çoğunluğun seçtiği (% 85.9) İslam Kerimov  Cumhurbaşkanı oldu. Eski Özbekistan   Partisi Eylül 1991’de adını Demokratik Halk Partisi olarak değiştirdi ve Özbekistan Yasama Meclisi’nde (Ali Meclis) de çoğunluğu elde etti. 
Demokratik sistemi oturtmak için çok partili hayatı başlatan  İslam Kerimov, idari kadrolarda yenilikler yaparak sağlıklı, dinamik, genç bir kadro oluşturdu. Kerimov, çok sesli demokrasinin oluşturulması için alternatif partilerin kurulması zorunluluğuna inanarak gerekli düzenlemeleri yaptı. Aralık 1994 yılı sonunda da ilk çok partili demokratik seçimler yapılarak bugünkü meclis oluşturuldu. Cumhurbaşkanlığı kontenjanından seçilmiş bazı üst düzey bürokratlardan oluşan bir grup da meclisin çalışmalarında yer almaktadır. 
Özbekistan’da Devlet Başkanı İslam Kerimov’un görev süresinin 2000 yılına kadar uzatılması için 26 Mart 1995 pazar günü gerçekleştirilen referanduma katılan seçmenlerin neredeyse tümü “evet” oyu verdi. 9 Ocak 2000 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini % 91,9 oyla  İslam Kerimov yeniden kazandı. 
Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu Başkanı ve Devletin Başkanıdır. Devlet Başkanı’ndan sonra ikinci sırayı Başbakan alır. 11  çeşitli işlere bakan başbakan yardımcısı bulunmaktadır. Kabine bakanları ile başkan arasındaki ilişkiyi başkanın direk temsilcisi olan kabinenin birinci başkan yardımcısı kurar. Başkanda ki şirketlere yetki verme gücü piyasa ekonomisine kesin ve yavaş geçişte ülkenin kılavuzluğunu yapar. Yabancı yatırımlar Dış Ekonomik İlişkiler Bakanlığı tarafından düzenlenir.   
Şu anda Özbekistan’da 4 Siyasi parti ve 200 den fazla dernek ve vakıf faaliyet göstermektedir. Bu partiler Halk Demokratik Partisi, Vatan Terakkiyatı Partisi, ‘Adalet’ Sosyal Demokrat Partisi’, Milli Tiklaniş Demokrat Partisi’dir. Bu siyasi partilerin yanı sıra, “Halk Birliği Hareketi” adıyla siyasi bir teşekkül bulunmaktadır. Özbek Kültürü alanında en aktif faaliyet gösterenlerden, 1996 yılında Taşkent’te kurulan Özbekistan Uluslararası Altın Miras  Vakfı bulunmaktadır. Bu vakfın her vilayette olmak üzere 170 şubesi ve yurtdışında sadece Türkiye de bulunmaktadır.

 DİL 
Özbekistan'ın devlet dili Özdekçedir. Özbek Türkçesi, Türk dilinin üç ana kolundan Türk dil grubuna ait  olan Karluk (Doğu) grubunun en önemli kolu olup Çağatay Türkçesi’nin tabiî bir devamıdır.  Bağımsızlıktan sonra başlayan bir akımla, Özbekçe’deki Rusça veya Avrupa dillerinden alınmış kelimeler atılmaya başlanmıştır.
 Yabancı turistler Rusça biliyorlarsa Özbekistan'da kolaylıkla seyahat edebilirler ve büyük turistik merkezlerde İngilizce kullanabilirler. da Ankara'da şubesi vardır.

NÜFUS VE DAĞILIMI
Nüfusu 24.000.000 milyondur. Nüfusun Özbekler % 75.8’ini, Ruslar % 6 sını, Tacikler % 4.8 ini, Kazaklar % 4.1 ini, Tatarlar 1.6 sını, Kırgızlar % 0.9 unu, Türkmenler % 0.6  sını, Ukraynalılar % 0.6 sını ve diğer milletler (Azeri, Ermeni, Beyaz Rus, Yahudi, Alman, Koreli... ) % 5.6 sını teşkil eder.Çok sayıda komşu ülkelerden Kırgızistan (725.000), Kazakistan (385.000), Türkmenistan (345.000), Afganistan, Tacikistan, Rusya ve az sayıda diğer bazın ülkelerde de Özbekler yaşar.Ülkede km2’ye düşen nüfus oranı 51.4 kişidir. Kentte yaşayan nüfusun % 49.6 sı, kırsal kesimde yaşayan % 61.6 sıdır. Nüfus artışı yaklaşık % 2.3 dür.Nüfusun %60'ı 25 yaşın altındadır.
ve büyük turistik merkezlerde İngilizce kullanabilirler.
Özbekistan Cumhuriyetini nüfusu 1 Ocak 2006 tarihi itibariyle 26.000.000 olmuştur.

DİN
Bugün, geçmişin temel zengin kültürel ve dinsel mirası üzerine kendi ulusal kimliklerini ve farklılıklarını yeniden dirilten Özbek halkı, dünyanın çeşitli kültürleri ve halkları arsında değerli yerini almaktadır.
Orta Asya'da doğan geçmişin bilim adamları, düşünürleri, ozanları ve devlet adamlarının birçok eseri aracılığıyla Orta Çağda insanlık medeniyetinin gelişmesine katkıda bulunulmuştur. İslamın ünlü kaşifi İmam el-Buhari (773 doğumlu) onların tarafsızlığını ortaya koymuştur.Onun ünlü çalışması 'Al Jame'as-Sakhih' Kurandan sonra İslam dünyasında en kutsal ikinci kitap olarak sayılmaktadır.
Ahmed el-Fergani (798 doğumlu) büyük bir gökbilimci, matematikçi ve coğrafyacıydı.Astronominin ilkeleri başlıklı çalışması ona dünya çapında bir ün getirdi.
O, İspanya Cordoba'da bir bilim merkezi oluşturdu ve bir üniversite kurdu.O Batı'da Alfraganus adıyla tanınmıştır.
1999 yılında UNESCO'nun himayesinde tüm dünyada Ahmed el-Fergani'nin 1200 doğum yıl dönümü kutlandı.
Abu Nasır Muhammed el-Farabi (872-950) bir filozof, matematikçi ve müzik eleştirmeniydi.O, Avicenna'nın öğretmeni ve Aristo'nun yaptıkları üzerinde mükemmel bir yorumcuydu.O, felsefe üzerine bir çok eser yazdı.O, Platon’un kuralları üzerine bir yorum yazdı ve bir filozof  olarak Aristo'dan sonra ancak ikinci olabileceğini söyledi.Değerlendirmesi sonucu ikinci usta olarak adlandırıldı.
Abu Raikhan Beruni (973-1051) Harezm'den bir bilim adamıydı.O, Jeoloji, yer ölçüm, astronomi, matematik, mineraloji ve ilaç bilimde temel araştırmayla bilinir.Ana diline ek olarak Sogdian, Farsça, Arapça, Suriye’ce, Yunanca, ve eski Yahudi dilini bilirdi.O, doğu yarı kürede Amerika Kıtasının varlığına ilişkin kehanette bulundu.
Abu Ali ibni-Sina (980-1037) Batıda bir filozof ve doktor olarak  Avicenna adıyla tanınır.Onun 'Tıbbın Kuralları' adlı ansiklopedik çalışmasının Latince çevirisi tüm Avrupadaki doktorlar ve diğer tıp personeli için el yazısı bir kitap olarak altı yüzyıl hizmet vermiş ve o zamanın tıp üzerine yazılmış en iyi çalışmasıdır.
 Muhammad al-Harezmi cebirin kurucusu ve ondalık sistem algaritmin kurucusudur.20.yüzyılın ortasında yeni sibernetik ilim dalı Al-Kharazmi'nin algoritmin temellerine dayanarak bulunmuştur.Bu gün bilim dünyasını sibernetiksiz hayal etmek zordur.
Mirza Ulughbek (1394-1449) Emir Timur'un büyük oğlu olarak Semerkant'ın yöneticisiydi.Matematik ve astronominin ansiklopedik bilgisine sahipti.O, en iyi gök bilimcileri ve matematikçileri Semerkant'a getirdi.Semerkant'ın yakınlarında ki tepelerden birine onun zamanının en iyi araç ve gereçleriyle donatılmış bir rasathane kurdu. Günün astronomik standartlarına göre harika bir doğrulukta hesap edilmiş astronomik cetvel Ulugbek'in temel çalışmasıydı.
Zahiriddin Bobur bir devlet adamı şair ve bilim adamı olarak Hindistan'daki Mogal İmparatorluğunun kurucusudur.O, ilk kez Fergana vadisinin faunasını, bitki örtüsünü, kır manzarasını belirleyen Baburname isimli son çalışmasını yaptı.
Din,  Mekke ve Medine’den sonra İslam’ın ikinci merkezi kabul edilen Semerkant ve Buhara’nın bu ülke bulunması; Buharî, Tirmizî ve Nakşibendî gibi İslam büyüklerinin bu ülkede yaşamış olmaları ve güçlü bir dinî geleneğe sahip bulunmaları sebebiyle din, en baskıcı dönemlerde dahi unutulmamış, gizli de olsa dinî törenler yapılmış, ibadetler yerine getirilmiştir.  Pek çok şehirde cami ve medreseler açılmakta; halk İslamiyet’i yeniden öğrenmeye çalışmaktadır. Özellikle Fergana Vadisi’ndeki Ne mangan, Andican ve Kokan gibi şehirlerde dinî hayat hissedilir derecede güçlüdür. 
 Özbekistan'da isteyen istediği gibi dinini yaşayabilecek bir durumdadır. 

 


 
 

 

ÖZBEKİSTAN CUMHURİYETİ
II.BÖLÜM

EĞİTİM VE ÖĞRETİM  
EDEBİYAT KÜLTÜR VE SANAT
TURİZM
SOSYAL HAYAT
GELENEKSEL MİLLİ GİYİSiLER, GELENEK VE GÖRENEKLER

EĞİTİM VE ÖĞRETİM    
Özbekistan Anayasasının 9.bölüm 41.maddesinde şöyle denilmektedir.”Her vatandaş eğitim ve öğretim hukukuna sahiptir. Parasız genel eğitim devlet teminatındadır. Okul kurumları devlet gözetimindedir.” Devlet eğitim ve öğretimi teminatı altına alarak parasız olarak her vatandaşın okumasını sağlamaktadır ve bunu istemektedir. Yine aynı bölümün 42. maddesinde ise “Herkes bilimsel araştırma yapma özgürlüğüne maliktir.” Böylece eğitim-öğretim ve bilimle ilgili çalışmalar anayasada belirtilen kanunlarla belirli bir düzene konulmuştur. 
Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’da gençlerin eğitimiyle yakından ilgilenmektedir. Konuyla ilgili olarak aşağıdaki paragraflar Onun “Özbekistan’da iktisadi reformları gerçekleştirirken” adlı kitabından alınmıştır. 
    “Maksatlarımıza erişmek yani demokratik cemiyeti kurmak yolunda bir takım reformları gerçekleştirebilmemiz, entelektüel güçlere sahip olmamıza, gençlerimizi maddi ve manevi yönden yetiştirmemize bağlıdır.”
   “Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin, geleceğin büyük devleti olacak Özbekistan’ın bu yolda atacağı her adımda rol alabilmesi için, onların her bakımdan yetişmesini sağlayacak imkanlar sağlamamız gerekmektedir.”
    “Halk eğitiminin bütün organları büyük bir hızla gözden geçirilip yenilenmelidir. Günümüzde halk eğitim organları ve onun birçok bölümlerine bir bütün olarak bakmak gerekmektedir. Bu bölümlerde çocukların okul yaşına kadar terbiye edilişi, umumi ve mahsus bilimlere profesyonel olarak hazırlanma şansına sahip olduktan sonra, gençlerin fert bazında manevî ve ahlakî yönden doyurulmasıyla birlikte bedenen de sağlıklı bir şekilde yetiştirilmeleri gerçekleştirilmektedir. Bunun için mecburî eğitim-öğretim okullarını orta ve yüksek dereceli eğitim kurumlarını ciddi olarak ele alıp, okul programlarını  yenilemek onları dünya standartlarıyla denkleştirmek, modern sınıflar ve özel öğretim programları çıkarmak zaruridir Öğretmenlerin, hocaların mesleki itibarlarını koruyarak onların gayretlerini kıymetli sahalara yöneltip bu yolda istifade edilmelidir.”
 Özbekistan’da hemen hemen herkes 11 yıllık mecburî eğitimden geçirilmekte. Buna bağlı olarak okuma yazma oranı son derece yüksektir. Örneğin, 1991'te bu oran %98 civarındaydı.)  Hedef, eğitim sistemini uluslararası standartlar çizgisine getirmek için yeniden yapılandırmasına girişmiştir.
Eğitim genel (okul), orta-teknik ve yüksek eğitimden oluşmaktadır.
Genel veya okul eğitimi üç düzeydedir.İlk (1-4.sınıf), zorunlu (5-9. sınıf) ve orta (10-11 sınıf) ücretsiz zorunlu eğitim dokuz yıldır.Okullarda eğitim Özbekçe, Rusça, Kazakça, Kırgızca, Kara kalpakça,Tacikçe, Korece ve diğer dillerde yürütülmektedir.Özbekçe devlet dili olduktan sonra büyük bir çoğunlukla Özbekçe eğitim yapılmaktadır.
Eğitimin devamlı ve çok aşamalı bir sisteme geçmesinden dolayı Özbekistan'da yüksek öğretimde yeni bir istikamete gidilmiştir.
Şu anda 60'dan fazla meslekte eğitim veren 16 üniversiteyi kapsayan 59 yüksek eğitim kurumu mevcuttur.Özbekistan Cumhuriyeti, 2 Eylül 1993 tarihinde, Kiril Alfabesi’nden Latin alfabesine geçmeyi, resmi olarak kabul etmiş, Kiril alfabesinden Latin alfabesine geçişle ilgili  çalışmalar tamamlanmıştır.
Latin Alfabesine aşamalı geçiş süresi olarak, önce 1 Eylül 2000 tarihi benimsenmiş; daha sonra, bu süre 1 Eylül 2005 tarihine kadar uzatılmıştır.

EDEBİYAT KÜLTÜR VE SANAT
     Özbekler, geçmişi M.Ö.’ye kadar dayanan Türk kültürünün en büyük pay sahiplerinden biridir. 
     Özbeklerinin en büyük övünçleri Alişir Nevaî, Emir Timur, İbni Sina, Farabî, Berunî gibi büyük şahsiyetlerle Semerkant, Buhara, Hive, Kokan gibi tarihi mekânlardır.
     Özbekler kendi kültürel unsurlarını oldukça iyi korumuşlardır. Özbek kültürü içerisinde Türk kültürünün tarihin ta derinliklerinden beri devam edegelen unsurları yanında Rus, İran, Arap ve Hint kültürlerinin unsurlarına da rastlanmaktadır. Hatta bazı durumlarda yabancı unsurlar, esas unsurların yerini tutmuştur.
      Özbek sineması henüz 70 yıllık bir tarihe sahip. Taşkent’te 1925 yıllında kurulan “Şark Yıldızı” sinema şirketi, perdelere ilk olarak “Ölüm Minaresi” ve “Müslüman Kadın” isimli sessiz filmleri çıkardı. 1945-1955 yılları arasında ise kapılarını belgesel sinemacılara ve çizgi film ustalarına açtı.
Sanat
      Özbekistan’da özel ve devlet tiyatrolarının sayısı  40’ı geçmektedir.  Örnek olarak, Ali Şir Nevai Büyük Opera ve Bale Tiyatrosu, Hamza Akademik Drama Tiyatrosu, Mukimi Müzikal Drama Tiyatrosu, Operetta ve Kukla tiyatroları örnek  verilebilir. Bunların yanı sıra çeşitli tiyatro stüdyoları ve amatör topluluklar bulunmaktadır.
    “Özbeknava Birliği” kapsamında çok sayıda müzik ve dans topluluğu  faaliyet göstermektedir. Halk Müziği grupları ve amatör grupların sayısı 200’ü aşmaktadır.
     Devlet Konservatuarı, Tiyatro ve Güzel Sanatlar Enstitüsü, Kültür Enstitüsü ve çok sayıda ‘’müzik meslek liseleri’’nde yetenekli gençler müzik ve diğer sanat dallarında eğitim görmektedirler.
     2000’den fazla sinema salonu ve ‘’kulüp’’ün bulunduğu Özbekistan’da 5’i Devlete ait olmak üzere  25’ten fazla sineme stüdyosu faaliyettedir.
     Özbek sanatında minyatür ve seramik de ayrıca önem taşır.Kökleri Orta Asya’ya  dayanan bu eski sanatın gelişmesi, 13’. ile 15’. yüzyıllarda, Timur ve Ali Şir Nevai devrinde oluşmuştur.

 Seramik
 Özbekistan dekoratif sanatlarının içinde en yaygın olanı seramik sanatıdır; yani başka bir ifadeyle çömlekçilik... Halçayan, Ajinatepe, Afrasib, Dalverzintepe, Kuy-kırılgankala bölgelerindeki arkeolojik buluntular, seramiğin kaynağının çok eski tarihlere dayandığını gösterir. Bu eski buluntular, orantı duygusuyla, ilginç orijinal desenleri ve renk  zenginliği ile insanı hayran bırakır. Özbekistan seramik tarihi iki tarzda yön bulur: Birincisi, çevredeki, dünyayı yumuşak, hafif tonlamalarla anlatan ve mavi renklerle işlenen lirik bir tarzdır. İkincisi ise, zengin renklerle dekoratif amaçlı olarak yapılır. Günümüzde Özbekistan ‘da, geleneksel tarzda seramik yapan bir çok merkez vardır.  Horezm'in ve Fergana Ovası’nın mavi - beyaz seramiği  çok ünlüdür. Şahrisabın, Kitabın, Denau, Semerkant, Urgut, ve Taşkent’te ise beyaz fon üzerine yeşil, mavi, mor, kahverengi, renklerde işlenir. Özbekistan’ın en eski seramik merkezlerinden biri Harezm vahasıdır. Çıraklarıyla birlikte geleneksel seramik sanatını yaşatan ustalar burada, derin tabak (Bagiya), çiçek vazosu (Çinaki), sukabı (Hum), İbrik ve dört kulplu süt kabı üretirler. Bir önemli seramik merkezi de Semerkant’dır. Semerkant çok eskiden beri mimari eserlerin desenleri ve seramik yapıtlarıyla ünlüdür.  Seramik Sanatı’nın en iyi temsilcileri “Musavvir” de hocalık yaparak, gençleri eğitmekte ve geleneğin devam etmesine katkıda bulunmaktadırlar.”

 Minyatür
Minyatür sanatına önem veren ülkelerin başında ise Özbekistan gelmektedir.
Çeşitli form ve malzemeler üzerine, farklı tekniklerle yapıla bilen minyatür sanatı, bu özelliğiyle diğer el sanatları arasında ayrı bir yere sahiptir.
Özbekistan’da 1970’li yılların sonunda bu sanatı yeniden canlandırmak için titiz çalışmalar başlatılmıştır. Halk ustaları, genç ressamlar, plastik sanat uzmanları ülke müzelerinde bulunan eski büyük kitaplardan, koleksiyon numuneleri üzerinden ilk denemeler yapmışlardır.
Özbekistan’ın Halk sanat şirketi “Musavvir”' adındaki  kurumun bu tür  çalışmalarının önemli yeri vardır.
1980 yıllarının sonundan itibaren Özbekistan Minyatür sanatına olan ilgi bütün dünyada yükselmiştir.
Özbek Minyatür Sanatçıları her sene ABD, Almanya, Macaristan, Arap Birleşik Devletleri, Malezya ve başka ülkelerde düzenlenen fuarlara katılmakta. Bu fuarlarda Özbekistan vernikli Münyatür sanatı, Rusya’nın Paleh şehrinde yapılan minyatürlerle eş değer bir ilgi görmektedir.    
     
  TURİZM
 
Taşken'deki Ddeman Otel
Büyük İpek yolu Avrupa ile Asya'yı birbirine bağlarken  Orta Asya bölgesinin özellikle meydanlarıyla, İslam mimarisinin kervansaraylarıyla ve ortaçağa ait eserleriyle doğu şehirlerinin eşsiz görüntüsünü bugün de koruyan Semerkand, Buhara, Hive ve bugünkü Taşkent'in gelişmesine ve esenliğine yardımcı olmuştur.Asya'nın turistik merkezlerinden birine yavaş yavaş dönüştürülen Özbekistan'ın bu şehirlerine dünya çapında bir ün getirdi.
Çok sayıda efsane ve hikayelere sahip  bir ülke olan Özbekistan, çölleri, deve kervanları, Asya krallıklarından
kalan etkileyici mozoleler (yapılar). Geçmişin mimari izlerini taşıyan yapılar, renkli materyaller (takı ve motifler) ve  egzotik meyveler ülkesidir.
Özbekistan, tarihiyle, eski çağlardan kalan tarihi yapılarıyla, diğer tarihi özellikleri ve kültürel çizgileriyle dünya üzerindeki pek çok insanın dikkatini çekmektedir.
Özbekistan’da tarihin izlerini görebileceğiniz 4.000’den fazla yer bulunmaktadır. Dünyadaki pek çok insan, Semerkant. Buhara, Hive, Kokand, Şahrisabz gibi tarihi kentleri bilir. Amuderya nehrinin sağ tarafında Tuprak Kale, Berput Kalesi, Gildursun ve en eski tarihten kalan kale ve site-kentlerden biri olarak bilinen Kavat Kale yer almaktadır. Hive’nin hemen yakınında eski tarihi ve mimari özellikleri yansıtan binaları, Termez yakınındaki eski çağ Budist tapınaklarını görebilirsiniz. Bunların hepsi de birer açık hava müzesidir.
Semerkamt
Özbekistan’da Paleolit çağdan başlayarak, köle-devletler ve Büyük Makedon krallığı zamanlarını da kapsayan, geçmiş tarihin farklı periyotlarından kalma eserler bulunmaktadır. Bunları sırasıyla Baktriya ve Kuşans Krallıkları da dahil olmak üzere çeşitli Arap hakimiyeti döneminden, Moğollar ve Timur zamanından kalma eserler ve son olarak Özbek dönemi eserleri takip eder. 4.000’den fazla tarihi “bölge” itibarıyla hemen hemen dünyaca tanınan Mısır, Hindistan, Antik Yunan ve Roma ile eşdeğer sayılabilir. Bunda Çin’den başlayarak Hindistan ve Orta Asya ülkelerinden geçerek Avrupa’ya ulaşan tarihi ‘’ipek yolu’’nun Özbekistan’dan da geçmesi etkili olmuştur. 
HİVE
Mevcut kaynaklar, ekolojik turizmin gelişmesi için de elverişlidir. Büyük kentlerin yakınlarında geniş ve açık ekolojik bölgeler yer alır. Örneğin Taşkent’in 70 km doğusunda, Darkent yakınında ve “Taşkent Bölgesi”ndeki ekolojik alan, 1000-2500 metrelik yükseklikte ve güzel bir tabiat bölgesidir. Bu bölgede ilk çağlardan kalan eserlerin yanısıra çok çeşitli hayvan ve bitki türleri bulunmaktadır.
Turistik gezi ve dağa tırmanma faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi de mümkün olmaktadır. Kış mevsimi süresince kayak için en uygun yerlerden biridir. Taşkent’e 80 km uzaklıkta bulunan Gazalkent’teki “Çimgan’’ adıyla bilinen bölge, Özbekistan’daki en güzel yerlerden biridir. Burada gerektiğinde dünya çapındaki karşılaşmalar için de kullanılabilecek özel kayak alanları mevcuttur. Meşhur ‘’Çarvak’’ su kaynakları da buradan fazla uzak deği

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
0 yorum yazilmistir
« Önceki - Sonraki »